Aydınlık Avrupa

Mehmet Ali Güller: ABD Büyükelçisi’nin HDP’ye Açılım mesajı

mehmetaliguller 1

ABD’nin Ankara Büyükelçisi John Bass ile Adana Konsolosu John Espinoza 8-10 Mart tarihlerinde Diyarbakır’da basına kapalı bazı özel görüşmeler yapmıştı. 
 
Aydınlık, programda görünmeyen bu ziyarete günler öncesinden dikkat çekmiş ve temasın HDP’ye baraj atlatma operasyonuyla ilgili olduğunu vurgulamıştı.  
 
Yeni Şafak Ankara Temsilcisi Abdülkadir Selvi, Bass ve Espinoza’ın temaslarıyla ilgili bazı özel notlara ulaştığını dün köşesinden yazdı. Selvi’nin aldığı bilgiye göre ABD Büyükelçisi John Bass Diyarbakır’da HDP’ye üç temel mesaj verdi:  
 
1) Korku ve şantajla değil, umut vererek oy alınır. 
 
2) Çözüm süreci devam etmeli. ABD olarak çözüm sürecini güçlü bir şekilde destekliyoruz. 
 
3) Türkiye’nin bölgedeki çatışmasızlık özelliği korunmalı. 
 
ABD’NİN ASIL HEDEFİ AÇILIM 
 
John Bass’ın üç mesajı da birbirini bütünlüyor ve ABD’nin 7 Haziran hedefine işaret ediyor: Açılım’ın sürdürülmesi.  
 
Bass’ın mesajı bir büyük gerçeği de ortaya koyuyor. 7 Haziran’da iki temel program mücadele ediyor: Açılım programı ile Birlik programı.  
 
AKP ile HDP’nin ABD gözetiminde fiilen 6 yıldır sürdürdüğü Açılım’ın sürdürülüp sürdürülememesi açısından 7 Haziran kritik bir dönemeç işlevi görüyor.  
 
Siz bakmayın Erdoğan’ın “Kürt sorunu yoktur” ya da Demirtaş’ın “Erdoğan’ı başkan yaptırmayacağız” çıkışına... Her iki açıklama da gerçeği yansıtmayan, seçime yönelik taktik söylemlerdir.  
 
Erdoğan düşen AKP oylarını durdurmak için milliyetçi oylara seslenme zorunluluğuyla, Demirtaş da barajı aşabilmek için gereken sol ve Alevi oyları Erdoğan karşıtlığı üzerinden toplayabilme ihtiyacıyla yapmıştır bu çıkışı...  
 
B PLANI: PARTİLİ CUMHURBAŞKANI 
 
Yoksa ABD gözetiminde yapılan Açılım’da vardıkları mutabakat nettir: PKK’nin silahları bölgede kullanması, otonomi olarak algılanmayacak bir özerkliğin uygulanması, yeni anayasa ve başkanlık sistemi ile rejim değişikliği.  
 
Bu anlaşma nedeniyle Erdoğan’ın “Kürt sorunu yoktur” çıkışı ve Demirtaş’ın “Erdoğan’ı başkan yaptırmayacağız” çıkışı anlamsızdır.  
 
Elbette başkanlık sistemi çantada keklik değildir. Hem AKP’nin referandum için gerekli sandalye sayısına erişememe durumu hem de AKP içi dengeler, Erdoğan’ı yeni bir hedefe yöneltmiştir: Partili cumhurbaşkanı.  
 
Erdoğan söylem bazında başkanlıktan vazgeçtiğini ilan etmediyse de, artık 7 Haziran sonrasına “Partili cumhurbaşkanı olabilir miyim” diye bakmaktadır.  
 
ERDOĞAN’IN ‘ABD’YE UYUMLU OLMA’ ÖZELLİĞİ 
 
Zaten bu tablo nedeniyle kontrollü bir kaos yaşanmaktadır. Gladyo, “Erdoğan eşittir istikrar” algısı yaratmak ve Erdoğan’ın güvenliğe oy yığabilmesini sağlamak için kontrollü bir kaos uygulamaktadır.  
 
Zira ABD’nin bölgedeki temel hedeflerine uyum konusunda, bütün oynaklığına rağmen Erdoğan’dan daha iyi bir seçenek yoktur. Üç nedenle:  
 
1) Erdoğan’ın dayandığı önemli bir kuvvet hâlâ bulunmaktadır.  
 
2) Açılım’ı sürdürebilecek en uygun aktör hâlâ Erdoğan’dır. 
 
3) ABD’nin Ortadoğu’daki Sünni eksenine en uygun aktör hâlâ Erdoğan’dır. 
 
Özetle içerde Açılım’a, dışarıda komşulara düşmanlığa en uygun isim Erdoğan’dır.  
 
İKİ PROGRAM ÇARPIŞIYOR  
 
O nedenle de 7 Haziran’da iç politikada Açılım ile Birlik, dış politikada ise komşulara düşmanlık ile bölgesel işbirliği programları çarpışmaktadır.  
 
AKP ile HDP Açılım ve komşulara düşmanlık programının esas özneleridir. CHP ve MHP ise o cephede tam olarak yer almamakla birlikte, biri Açılım, diğeri ise komşulara düşmanlık programı bakımından yakın durabilmektedir.  
 
Peki Birlik ve bölgesel işbirliği programını kim savunmaktadır? Vatan Partisi.  
 
Bu gerçek, her türlü baraj kaygısının üzerindedir!
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Visit the new site http://lbetting.co.uk/ for a ladbrokes review.