Aydınlık Avrupa

Mehmet Ali Güller/ Fidan, Erdoğan’a rağmen mi aday?

mehmetaliguller 1

Erdoğan’ın “Fidan’ın adaylığına sıcak bakmıyorum” demesi kafaları karıştırdı. Örneğin daha önce Fidan için destek mesajı atan Şamil Tayyar gibiler, Erdoğan’ın açıklaması sonrasında o mesajlarını sosyal medyadan silmeye kalktılar. (Mesaj silmeleri haber olunca, sistem arızası deyip o mesajı yeniden yayınladılar!)
 
DAVUTOĞLU’NUN ELİNE BIRAKILAN BOMBA
 
Peki Erdoğan acaba gerçekten de Fidan’ın adaylığına sıcak bakmıyor olabilir mi?
 
Keşke Erdoğan’ın mazisi, 40 yerde “BOP eş başkanıydım” dedikten sonra “bunu iddia eden şöyledir, böyledir” gibi örneklerle dolu olmasaydı da, biz de rahatça “Erdoğan sıcak bakmıyorum dediğine göre, sıcak bakmıyordur” diyebilseydik!
 
Fakat diyemiyoruz ve o cenahta, Fidan’ın Erdoğan’a rağmen adaylığını koyabileceğine dair bir özgürlük alanı göremiyoruz!
 
Erdoğan’ın Güney Amerika uçağına binmeden az önce yaptığı “Fidan’ın adaylığına sıcak bakmıyorum” özetli açıklamanın içinde bize göre asıl önemli mesaj “başbakanın takdiridir” demesiydi, üzerinde pek durulmadı.
 
Erdoğan sadece kamuoyunun önüne bir bilmece bırakmadı, daha önemlisi Davutoğlu’nun eline bir el bombası bıraktı!
 
Hakan Fidan’ın adaylığı ve ortaya çıkan somut tepkilerden sonra Erdoğan’ın “sıcak bakmıyorum” mesajı vermek durumunda kalması, aslında 4 başlıkta süren AKP cephesindeki sertleşen çarpışmanın bir sonucudur:
 
BAŞKANLIĞA KARŞI ÇIKANLAR ÇOĞALIYOR
 
1) Faiz çarpışması.
 
Erdoğan, Merkez Bankası’nın faiz düşürmemesini hemen her gün kamuoyu önünde hedef alıyor. Hatta medyası Merkez Bankası yöneticilerini faiz lobisine çalışmakla suçlayan manşetler atıyor.
 
Ancak ekonomiye kumanda eden Ali Babacan ve Mehmet Şimşek, Merkez Bankası’na ve ekonomi bürokratlarına sahip çıkmayı sürdürüyor. (Davutoğlu’nun hükümet kurma çalışmaları sırasında da bu alanda sert bir çarpışma yaşanmıştı.)
 
2) Yolsuzluk çarpışması.
 
AKP içinde ciddi bir kuvvet, 7 Haziran için yük oluşturacağından, 4 eski bakanın Yüce Divan’a gönderilmesini istedi. Erdoğan ise yolsuzluk soruşturması asıl kendisini hedef aldığından, tekinin bile feda edilmesine karşı çıktı. O süreçte karşılıklı mesajlar verildi, komisyon ve AKP grubu baskı altına alındı, oylama ertelendi ve neticede Erdoğan’ın istediği oldu. Ama AKP içinde 50 kadar milletvekili buna direndi!
 
Fakat son tablo şudur: Erdoğan’ın seçim zaferinde balkonuna aldığı bakanlar, 7 Haziran’da aday olamıyorlar!
 
Diğer yandan Erdoğan’ın AKP Hükümeti’nin çıkarmak istediği şeffaflık yasa tasarısını rafa kaldırması da bu cephede süren bir başka çarpışmadır.
 
3) Dış politika çarpışması.
 
AKP içinde bir kesim hem Suriye hem de Mısır konusunda daha ılımlı bir çizgiye geçilmesini istiyor. Arınç ve Çavuşoğlu’nun daha önce bu köşede incelediğimiz mesajları, işte o kesimin mesajlarıydı.
 
Ancak Erdoğan buna şiddetle karşı çıkıyor ve iki ülkeye düşmanlığı, Türkiye’nin zararına rağmen sürdürüyor.
 
4) Başkanlık sistemi çarpışması.
 
Artık daha açık ki, AKP içinde Erdoğan’ın başkanlığına karşı çıkan güçlü bir eğilim var. Erdoğan’ın “Öyle zannediyorum ki, Ahmet Bey’in de savunulacak en önemli tezlerinden bir tanesidir” demek zorunda kalması, sorunun ne boyutta olduğunu gösteriyor.
 
ARINÇ’IN ‘AKP DAĞILIR’ MESAJI
 
Peki tüm bunlar ne anlama geliyor? Erdoğan güç kaybediyor ve AKP içindeki tek otorite olma vasfını yitiriyor!
 
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın “Nefret söylemi, yüzde 50 oya rağmen Türkiye’yi yönetilebilir bir ülke olmaktan çıkarır” mesajı vermesi ve AKP’nin ANAP gibi dağılabileceğine işaret etmesi, artık bir kesimin doğrudan Erdoğan’a karşı çıktığını göstermektedir!
 
Peki bu çarpışmanın esas kaynağı ne? Bu sadece politik bir güç mücadelesi mi, yoksa kaynağında tarafların dayandığı sermaye kesimlerinin çıkarları mı var? Yarın konunun esas olan bu boyutuna eğileceğiz.

Visit the new site http://lbetting.co.uk/ for a ladbrokes review.