Aydınlık Avrupa

Medya'nın Halleri

Açılımın devamı için AKP-CHP koalisyonu

Yandaş medyada son günlerde sık sık işlenen AKP-MHP koalisyonu iddialarını yalanlayan Davutoğlu, “Bizzat benim zikretmediğim hiçbir düşünce AK Parti’nin görüşünü temsil etmez” diyerek haberlerin temenniden ibaret olduğunu belirtmişti.

acilimin devami icin akp chp koalisyonu h72616 9e210

İktidar krizinde hergün farklı koalisyon senaryoları yazılırken, iktidara yakın kalemler ve açılımın devam etmesini savunanlar, AKP-CHP koalisyonunu dillendirmeye başladı. Yeni Şafak gazetesi Ankara temsilcisi Abdülkadir Selvi dünkü yazısında AKP ile CHP arasındaki pazarlıkların sürdüğünü belirtti. Davutoğlu’nun fahri danışmanı Etyen Mahçupyan El Cezire’ye koalisyon seçeneklerini değerlendirdi ve AKP’nin CHP ile koalisyon istediğini söyledi. Cumhuriyet gazetesi yazarı Nuray Mert de dünkü yazısında “açılıma” devam edilmesi için AKP ile CHP’nin koalisyon kurmasını ve CHP’nin önceliğinin Erdoğan’ı sıkıştırmık olmaması gerektiğini yazdı. İşte o yazılardan bazı bölümler:

 


CHP'DEN AKP'YE ŞARTLI DESTEK
Abdulkadir Selvi / Yeni Şafak

 

 

Muhalefet cephesine gelince, Kılıçdaroğlu, taktik bir hamle yapıp Bahçeli’ye başbakanlık teklif etti. MHP lideri, “Küçük hesaplar peşinde koşmuyoruz” diyerek reddetti. Yetinmedi, zehir zemberek bir açıklama yaptı. Kılıçdaroğlu’nu, “Koltuk tedarikçisi” mi yapmadı, “Çürük koltuk imalatçısı mı” demedi. Bahçeli’nin başbakan olması Kılıçdaroğlu’nun elinde değil. Çünkü sayısı yetmiyor. İki partinin toplamı 212 ediyor. HDP’nin desteği olmadan Bahçeli başbakan olamaz. Velev ki Kılıçdaroğlu bunu bir taktik hamle olarak yapsın. Netice itibariyle başbakanlık önerdi, kötü bir şey teklif etmedi. Böyle karşılık verilir mi? Bu nasıl bir ruh hali?
Kılıçdaroğlu, AK Parti ile koalisyonu parti tabanına anlatabilmek için elini güçlendirmeye çalışıyor. “Başbakanlık dahi teklif ettim ama MHP ile olmuyor” demeye getiriyor.
CHP’nin nabzını tuttum.
CHP’de, AK Parti ile koalisyon hala ağırlığını koruyor. Peki CHP, AK Parti ile koalisyon için ne istiyor? 80 milletvekili olan Devlet Bahçeli’ye önerdiği Başbakanlığı, 258 milletvekili olan AK Parti’nin kendisine altın tepsi ile sunmasını istiyor. “Dönüşümlü başbakanlık” CHP’nin, AK Parti ile koalisyonunun ön şartı haline gelmiş durumda. 1 yıl Davutoğlu, 1 yıl Kılıçdaroğlu. 
CHP özetle, “Davutoğlu, CHP’nin iktidar ortağı olmasını istiyorsa bizim kırmızı çizgimiz yok ama iki şartımız var” diyor.
İki şart ne?
1-Başbakan’ın, Cumhurbaşkanı ile olan pozisyonunu netleştirmesi lazım.
2-Kılıçdaroğlu’na dönüşümlü başbakanlık ya da takviye edilmiş bir başbakan yardımcılığı pozisyonu sağlanmalı. 
 
 
CHP RESTORASYON İÇİN ERDOĞAN'I İKNA ETMELİ
Nuray Mert / Cumhuriyet
 
 
AK Partisi yüzde 41 gibi bir oy oranını muhafaza etmemiş olsa, daha az oy almış olsa da aynı şeyleri yazacaktım, zira krizleri derinleştirmek değil, aşmak zorunda olduğumuzu düşünüyorum. Evet, bu seçim sıradan bir seçim değildi, neredeyse iç savaşın eşiğine gelmiştik, zira bu seçim AK Partisi tarafından, ‘yeni İstiklal savaşı’, ‘2002 devriminin ikinci yarısı’ olarak takdim edildi. Seçim sonuçları böylesi bir gidişe dur deyip, önümüze büyük bir imkân çıkardı, şimdi bu imkanı demokrasi adına iyi değerlendirmek gerekiyor. Tam da bu nedenle, mesele sıradan bir koalisyon hesabı olarak görülmemeli, bizim öncelikle bir ‘barış süreci’ne ihtiyacımız var. Dahası, Kürt barış sürecinin yeniden hayata geçmesi de öncelikle bir ‘Türkiye barış süreci’ gerektiriyor. 
CHP’yi anlamak mümkün değil 
MHP Kürt barış sürecine kategorik olarak karşı çıktığı için, MHP ile koalisyon Türk barış sürecini de imkânsız kılacak, hal böyle iken CHP’nin bu konudaki ısrarcı tavrını anlamak mümkün değildi. Dahası belli ki, bu tür bir koalisyonun temel amacı, başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere AK Partisi’ni hedef alacaktı, inanın böylesi de Türkiye barış sürecine hizmet edecek bir iş değil. AK Partisi’nden Erdogan’ı feda etmeyi talep etmek, olmaz bir iş, zira AK Partisi Erdoğan demek... Kısaca, toplumsal-siyasal barış sürecini gerçekleştirmenin yolu AK Partisi-CHP koalisyonu gibi görünüyor. Bu durumda her iki tarafın da aklı selimle davranması gerek; öncelikle AK Partisi’nin, Başkanlık sisteminden vazgeçip, güçlü bir demokratik parlamenter sistem inşasına razı olması, bunun önemini kavraması gerekiyor. Dahası, her iki partinin de Kürt barış sürecini temel hedeflerden biri olarak görmesi gerekiyor. ‘Büyük uzlaşma’lar zor süreçlerdir, iki tarafında bu konuda tavizler vermek zorunda olduklarını bilerek yola çıkmaları ile mümkün olur. O nedenle, iki tarafın da, birbirini fazlasıyla zora sokacak konuları bir yana bırakmasında fayda olduğunu düşünüyorum. CHP’nin seçmenini, önceliğin ‘Erdoğan’ı köşeye sıkıştırmak’ değil, demokratik bir restorasyon, yani geleceğimizi kurtarmak olduğuna ikna etmesi gerekiyor. 
 

'BÜYÜK KOALİSYON' TÜRKİYE İÇİN FIRSAT
Özcan Tikit / Habertürk
 

Kaynağı belli olmayan bir kanaat gittikçe güçleniyor. Gidişatın AK Parti-MHP koalisyonuna doğru olduğu söyleniyor. 
Görülen o ki bu şayialar gücünü ne Başbakan Ahmet Davutoğlu’ndan ne de MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’den alıyor. Zira iki lider, en olmazsa olmaz olarak sunulan koalisyon şartlarından geri adım atmış değiller. Sanırım bu da söylentilerin taktiksel amaçlı çıkarıldığına işaret ediyor. 
Keşke taktikleri ve pazarlığı bir kenara bırakıp büyük resme bakmayı deneseler. O zaman belki engeller de daha kolay aşılabilir. Bugün Türkiye’nin en büyük sorunu yeniden inşa süreci. Bu gerçeği AK Parti de CHP de biliyor. AK Parti son 5 yılda devrimci bir ruhla eski rejimi yerle bir etti. Devlet, tüm temel atma girişimlerinin toplumsal kutuplaşma nedeniyle tutmadığı bir sürecin içinde patinaj yapmaktan kurtulamıyor. 
Siyaseten temsil ettikleri toplumsal kesitlere bakınca, en makul uzlaşı ve restorasyon formülünün de AK Parti ile CHP arasında olacağı görülüyor. Koalisyon dışına çıkan partiler dahi en makul çıkış yolunun bu koalisyon formülünde kesiştiğini söylüyor. Hatta HDP, MHP’den daha ileri gidip büyük koalisyonu dışarıdan destekleme sözü de veriyor.
Geriye bir tek AK Parti ile CHP’nin koltuk paylaşımı ve ilkeler üzerinde uzlaşması kalıyor. Esasında birine yüzde 40.9, diğerine ise yüzde 25’lik kredi biçen seçmen bu paylaşımın formülünü de sunuyor. Sorun şu ki; iki parti ısrarla bu formülü kabullenmek istemiyor. Memur konumundaki siyaset, mutlak amir seçmenin emrine itaatsizlik gibi sonucu vahim de olabilecek bir tavır içinde görünüyor.
Bazı AK Partililer “büyük koalisyon” fikrine, bunu “sermaye ve küresel güçler” arzuladığı gerekçesiyle karşı çıkıyor. Doğrusu, tespitlerinde haksız sayılmazlar. 
Lakin neden bunu tehlike olarak görmektense Türkiye için fırsat olarak görmeyi denemediklerini anlamış değilim.
 
 
AKP, CHP İLE KOALİSYON İSTİYOR
Etyen Mahçupyan / El Cezire
 

Şu ana kadar bütün kritik adımların eşiğinde AK Parti her seferinde CHP’ye gitti ve CHP reddetti. CHP 80 yıllık Cumhuriyet’in taşıyıcısı. Onunla işbirliği yaptığı zaman bu hem AK Parti’yi, onun tabanını normalleştiriyor hem de CHP’yi. CHP’nin geleceğe el uzatmasını sağlıyor. Türkiye’yi demokrasiye ve sivil siyasete taşıyor. AK Parti’nin zaten işin kuruluşundan beri derdi ‘hep ben yöneteyim’ falan değil, kısmet böyle getirdi. AK Parti’nin esas derdi aslında meşru, bu ülkenin hakiki, sahici ve uzun vadeli bir siyasi hareketi olmasının pürüzsüz bir şekilde herkes tarafından kabulüdür. CHP ile olan işbirliğinde bu zaten kendiliğinden olacaktır. Böyle bir işbirliği şu an anayasayı tekrar gündeme getirebilir ve CHP ile yapılan anayasa kalıcı olur. Başka bir parti ile yaptığınız anayasanın kalıcılığını garanti edemezsiniz.
Diğer hiçbir partinin seçmeni böyle bir sınavdan geçmiş değil. Onun için de Türkiye, yeni bir Türkiye’ye doğru gidiyor ve eğer CHP koalisyon sayesinde kendini yenileme şansı elde ederse aynı şeyi AK Parti de elde edecek çünkü burada yepyeni, çok Avrupai, birdenbire yepyeni bir Türkiye’nin kapısını bu iki kesim birlikte açabilir ve bundan daha doğal, daha Türkiye’nin lehine olan bir durum hayal edemiyorum. 
Siyasi aklın eninde sonunda CHP’de hakim olacağını düşünüyorum. Orada da çok deneyimli siyasetçiler var. Siyasette çok yabancı bir kurumdan söz etmiyoruz. Bütün alternatifleri koyduğumuzda yeniden seçim, AK Parti ile koalisyon, muhalefette kalma, şu bu dediklerinde, onlar açısından en ideal olan şey CHP-MHP birleşsin ama bunun olamayacağı noktadan itibaren en kötüsü yeniden seçim olduğuna göre... Bu seçenekler içinde apaçık biçimde koalisyon en iyisi olduğuna göre, AK Parti ile anlaşmanın yolunu arayacak olan bir CHP’nin çıkacağını düşünüyorum. Sonuçta AK Parti ile anlaşmanın çok zor olacağını da hiç sanmıyorum. Masaya oturulduğunda çünkü AK Parti’nin de kendisi kırmızı çizgi olarak koyduğu şeyler son kertede CHP’nin itiraz edeceği şeyler değil. 
 
 
 
 

Visit the new site http://lbetting.co.uk/ for a ladbrokes review.