Aydınlık Avrupa

Medya'nın Halleri

‘Milli’ düşmanlığı 'Sokak' ekinde iyice abarttı

Liberal yayın çizgisiyle öne çıkan Cumhuriyet gazetesi, Sokak ekinde iyice abarttı ve ‘milli’ düşmanlığını milli takımlara kadar vardırdı

milli dusmanligi sokak ekinde iyice abartti h72109 31fb3

Can Dündar’ın Genel Yayın Yönetmenliğine getirilmesinin ardından “İkinci Cumhuriyetçi” çizgiye oturan Cumhuriyet gazetesindeki baş döndürücü savrulma, gazetenin eklerinde de kendisini gösteriyor.
 
15 Mart’tan itibaren gazetenin Pazar eki yerine çıkan “Cumhuriyet Sokak”, yayın çizgisiyle liberal yayın organlarını bile geride bırakıyor.
 
Cumhuriyet Sokak’ın yayın koordinatörlüğünü eski Radikal yazarı ve Taraf gazetesi Yazı İşleri Müdürlüğü yapan Eray Özer yürütüyor.
 
Eray Özer’in geçen hafta Cumhuriyet Sokak’ta ilginç bir yazısı yayımlanmıştı.
 
“Korucular nasıl emekli edilecek” başlıklı yazıda “İletişim Yayınları”ndan çıkan bir kitap referans alınarak korucular aleyhine kapmanya yürütülmüştü.
 
Özer’in yazısında “beş korucudan birinin PKK sempatizanı” olduğu ve korucuların bölgede “vatanını satan hain Kürt” olarak nitelendirildikleri iddia edildi.
 
Korucuları tamamen para için bu işi yapan suçlular gibi gösteren yazıda “Korucuların en çok karıştıkları suçlar: İşkence ve kötü muamele, silahlı saldırı, yaralama, cinayet, gasp, infaz, köy yakma, kız ve adam kaçırma, ormanlık alan yakma” ifadeleri yer almıştı.
 
“Korucular anlatıyor” denilerek sözde korucuların sözlerine yer verilen bölümde, korucuların asker zoruyla, devlet baskısıyla korucu yapıldıkları, koruculuğu kabullenmeyenlerin köylerinin boşaltıldığı iddia edildi.
 
Bazı korucular yaptıklarından pişmanlık duyduğunu belirtirken, bazı korucular da PKK’dan övgüyle söz ediyordu. Cumhuriyet, haberini Murat Karayılan’ın “Türkiye devleti Kürdü Kürde kırdırtmıştır.
 
Koruculara karşı silah kullanmayacağız” sözleriyle bitirmişti. 
Oysa “açılım” süreciyle eli kolu bağlanan korucular, bir yandan PKK baskısı altındayken diğer yanda yıllardır savaştıkları teröristlerle iktidarın pazarlık yapmasının sıkıntısını yaşıyor.
 
Korucular Konfederasyonu Başkanı geçen ay, PKK’nın Bağgöze köyü muhtarı Mustafa Turan’ı öldürdükten kısa bir süre sonra korucu İbrahim İşmeli’yi kaçırmasının ardından yaptığı açıklamada, terör örgütünün koruculara karşı tehtidini artırdığını belirtmişti.
 
Cumhuriyet’in PKK güzellemeleri yaptığı “korucu” haberinden bir gün sonra HDP’den vekil seçilen Burcu Çelik Özkan, seçim kutlamasında köy korucularını hedef alarak, “Bu memleketten defolup gideceksiniz. Bize uzattığınız o Keleş’i size çevirmesini biz çok iyi biliyoruz” demişti. 
 
MİLLİ TAKIM DÜŞMALIĞI
 
Cumhuriyet gazetesi son olarak “milli takımları” hedef aldı ve bu alanda Troçkistlere taş çıkaracak bir yazıyı daha sayfalarına taşıdı.
 
İbrahim Altınsay imzalı “Milli takımlara gerek var mı?” başlıklı yazıda milli maçlar ve ulusal turnuvaların şişirilip önümüze konulduğu, tek amacın birilerinin para kazanması olduğu savunuldu.
 
Yazar “milli takıma aidiyet duygusu kalmayınca tribünler zorlama biçimde doldurulmaya çalışılıyor” iddiasında bulundu.
 
Herkese milli takımı destekleme yönünde baskı yapıldığını savunan yazar, bir iki kötü örneği hatırlatarak milli maçlarda şiddet olayları yaşandığını hatırlattı. Milli takımların “ırkçılığı” körüklediğini savunan yazar, yazısında şu görüşlere yer verdi: 
“Kaybedince ‘bütün dünya bize düşman’, kazanınca ‘bütün dünya Türk’ün gücünü gördü’ çiğliğindeki muktedirler milli takımı ırkçılığın, nefretin ve şiddetin yeniden üretildiği bir alan haline getirdiler.
 
Olağan bir futbol karşılaşmasında suç olan her şey milli maç söz konusu olunca mubah hale geldi, hatta resmen körüklendi, örgütlendi. 
Oysa bir-iki kronikleşmiş örneği saymazsak milli maçlar en sakin, kavgasız, gürültüsüz geçen müsabakalar.
 
Ulusal liglerde hatta yerel liglerdeki karşılaşmalarda çok daha büyük şiddet olayları yaşanıyor, aynı ülkenin kulüpleri birbirine düşman olup yıllardır husumeti sürdürebiliyorlar.  
Cumhuriyet Sokak ekinin eski sayılarında benzer içerikte yazılar bulmak mümkün.
 
Seçim döneminde HDP’nin yayın organına dönen Cumhuriyet gazetesinin verdiği destek yetmemiş olacak ki Sokak eki de bu amaçla kullanılmıştı.
 
Her partiden onca kadın aday varken, Cumhuriyet Sokak 17 Mayıs’ta “Meclis’e yürüyorlar” başlığıyla HDP’li kadın adayları tanıtmıştı.  
Ertesi hafta “Ayrı saflar aynı tezler” başlığıyla Vatan Partisi lideri Doğu Perinçek ve MHP lideri Devlet Bahçeli madde madde kıyaslanmıştı.
 
Cumhuriyet’in “milliyetçi” tavırlara eleştirel yaklaşması ve Doğu Perinçek’i eski “komünist” “Mao Zedung” düşüncesi savunucusu şeklinde tanımlamasına tepkiler gelmişti.
 
Eski Cumhuriyet yazarı Ali Haydar Nergis, yazdığı yazıda “Komünist Mao Zedung çizgisinden gelen...
 
’ şeklindeki bir ifade, İlhan Selçuk’un Cumhuriyet’inde yer bulamazdı...
 
Anlaşılıyor ki, ‘yeni’ Cumhuriyet, yeni liberal yazarlarıyla birlikte, çözüm süreci ve Ermeni sorunu başta olmak üzere, liberal görüşleri allayıp pullayarak bundan sonra da okurlara satmaya çalışacaktır” sözleriyle tepki göstermişti. 
 
Cumhuriyet Sokak, “Ermeni soykırımı” iddialarının dillendirildiği 24 Nisan öncesinde çıkan sayısında “Ermenileri kurtaran Kürt Schindler” başlıklığıyla dolaylı yoldan “soykırım yapıldı ama hepimiz soykırımcı değiliz onları kurtaranlar da vardı” kurnazlığında bir yazıya yer vermişti.  
 
 
 
 
 
 

Visit the new site http://lbetting.co.uk/ for a ladbrokes review.